Blockchain Nedir?

Öncelikle en çok karıştırılan konu bitcoin ile blockchain teknolojisinin aynı şey olduğudur. Bu konuya açıklık getirmek amacıyla bitcoinin bir kripto para birimi olduğunu ve blockchain teknolojisini kullandığını belirtmekle başlayabiliriz. Bu teknoloji sadece finans sektörü için değildir. Çeşitli sektörlerin güvenliğini ve şeffaflığını arttırmak için de kullanılabilir.

Dolayısıyla blockchain sadece bitcoin için kullanılan bir teknoloji olmamakla beraber bize hayatın her alanında kullanım imkânı sunar. Blockchain teknolojisi, yaygın olarak kullanılan merkezi sisteme kurulu yapıyı değiştirerek, merkezi olmayan bir sistem sunar. Bu sistem merkeziyetsizliği sayesinde kişilere veya kurumlara ihtiyaç duymaz. Dolayısıyla blockchain insan hatasını neredeyse yok etmeyi de hedefler. Bu durum komisyon ücretlerinin neredeyse ortadan kalkmasını sağlar. Ayrıca siyasi sınırlar Blockchain’i etkilemez. Bu temeller doğrultusunda blockchain; değiştirilemeyen, şeffaf (takip edilebilir), demokratik ve özgürlükçü felsefesi çerçevesinde kişi ve kurumlara çözümler sunar.

Gelin Blockchain’i Daha Yakından İnceleyelim;

Günlük hayatımızda bankaları veya resmi kurumları kullanarak işlemlerimizi yürütebiliyoruz. Bunun sebebi bu kişi veya kurumların bize güven veriyor olmasıdır. Blockchain’ in merkeziyetsiz özelliği kullanıcılarına bu güveni bir uzlaşma (konsensüs) sistemi üzerinden sağlıyor. Yani işlem yapan kişi işlemin onaylanması için dünya üzerindeki tüm madencilerin onayını alıyor. Bu durum bir konsensüs sağladığından, blockchain’in demokratik yapısı ortaya çıkıyor ve tek bir merkeze değil tüm madencilerin onaylamasına güveniliyor. Bu sistemi bir para transferi örneği üzerinden örnekleyebiliriz.

Ali’nin Ahmet’e blockchain teknolojisini kullanarak aracısız bir şekilde doğrudan 1 Bitcoin (BTC) göndermek istediğini düşünelim.

Ali’nin koinleri cüzdanında duruyor ve bu cüzdanların bir özel bir de halka açık anahtarı (kodu) var. Özel olan anahtar sadece cüzdan sahibinin bilmesi gereken, cüzdana girişi sağlayan anahtardır. Halka açık olan ise bankaların kullandığı IBAN numarası olarak düşünülebilir. Bu ön bilginin ardından örneğimize devam edersek, Ali göndermek istediği miktarı (1 BTC), cüzdanının halka açık anahtarını, dijital imzasını ve Ahmet’in halka açık cüzdan kodunu sisteme gönderir. Madenciler dijital imza sayesinde gönderen kişinin Ali olduğundan emin olurlar. Ancak özel anahtara erişemezler. Halka açık anahtar sayesinde de Ali’nin 1 BTC’ sinin olup olmadığını kontrol ederler. Ardından aynı şekilde Ahmet’in cüzdanını kontrol ederek işlem onaylanır ve Ali ile Ahmet’in cüzdanlarındaki bakiyeler güncellenir. Bu işlem diğer birçok işlemle birlikte bir bloğun içerisine yerleştirilir. Bu şekilde sadece sistem üzerinden aracısız olarak para gönderimi sağlanır ve Ali ile Ahmet’in cüzdanlarındaki bakiyeler güncellenir.

Peki, Kim Bu Madenciler? Neden Güvenmeliyiz?

Madenciler aslında makinelerdir. Dünya üzerindeki herkes gerekli ekipmanı tedarik ettiği sürece madencilik yapabilir. Blockchain’ de yapılan her bir işlem belli kapasiteye bağlı bloklar içerisine kaydedilir.

Madenciler, her işlemi kendi defterlerine kaydederler. Bloklar onaylanmadan önce madenciler kendi defterleri ile blok içerisindeki verilerin doğruluğunu karşılaştırıp bir uyumsuzluk olmaması halinde bloğu oy birliğiyle onaylarlar. Bu blok daha sonrasında tüm madencilerin bağlı olduğu ortak deftere kaydedilir.

Madenciler bu blokları sadece o bloğa ait eşsiz bir numara ile kodlarlar. Bu koda “hash” denir. Her bir blok içerisindeki verilerle birlikte diğer bloğa bağlanarak zincir haline getirilir. Burada en önemli konu her bir bloğun hash değerinin bir sonraki bloğa kaydedilmesidir. Bu şekilde kötü amaçlı kullanıcılar sistemde bir değişiklik yapamazlar. Çünkü değiştirilmek istenen bloğa müdahale edildiğinde zincir üzerindeki tüm blokların hash numaraları bundan etkilenecek ve madencilerin defterlerindeki değerlerle de uyuşmayacaktır. Bu durum sonucunda işlem sistem tarafından otomatik olarak reddedilecek ve kötü amaçlı kullanıcı otomatikman sistem dışı kalacaktır. Madenciler bu nedenle en eski ve en çok kullanılan zincirde işlem yapmak isterler. Çünkü zincir ne kadar uzun olursa hash değerleri de o kadar fazla olacağından sistemde bir değişiklik yapmak gittikçe imkânsız bir hal alır.

Madenciliğin Avantajları?

Madenciler onayladıkları işlemler sayesinde çeşitli sistemlerle gelir elde ederler. Bunun için en popüler 2 yöntemi anlatarak başlayabiliriz. Bu sistemlerin adı, Proof of Work ve Proof of Stake.

Proof of Work nedir?

Madenciler, bahsettiğimiz üzere her bir blok için bir hash algoritması üretirler. Verideki en ufak bir değişiklik hash değerinin yeniden hesaplanmasını gerektirir ve bu yüzden her hash değeri eşsizdir. Madenciler uygun hash değerini bulana dek rastgele denemeler yaparlar. Uygun hash değerini bulan ilk madenci bunu defterine kaydeder ve diğer madencilerin onayına sunar. Diğer madenciler bu algoritmanın doğruluğunu onaylarsa onlarda kendi defterlerine bu hash değerini kaydeder ve uzlaşma (konsensüs) sağlanarak zincire eklenir. İlk uygun hash algoritmasını bulan madenci ise bir miktar koini (ör: bitcoin) ödül olarak alır. Madenciler birbirleriyle yarışarak bu şekilde koin kazmış olurlar, isimleride buradan gelir. En çok işlemci gücüne sahip madenci daha çok deneme yapabileceğinden daha avantajlıdır. Ancak bu durum yüksek elektrik maliyetlerine sebep olabilir.

Proof of Stake nedir?

Madenciler aynı şekilde burada da onayladıkları işlemler için ödüllendirilirler. Ancak burada koin kazılmaz. Madenciler kripto cüzdanlarında para tutmak zorundadırlar. Tuttukları parayla doğru orantılı olarak işlemlerden alınan komisyon madenciye ödül olarak verilir. Burada işlemcisi en güçlü olan değil cüzdanında en çok para tutan daha çok kazanır. Ayrıca cüzdanda tutulan koinlerin uzun süreler tutulması halinde buradaki koinler kıdem kazanır ve ödül miktarıda buna oranla artar. Bu yöntem daha az maliyetli olduğundan dolayı birçok kripto para kendi blockchain sistemleri için bu yöntemi tercih ediyor.